seyahat ders notları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seyahat ders notları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Nisan 2015 Çarşamba

TURİZMDE TANITMA STARATEJİLERİ VE MEDYA KULLANIMI

TURİZM OLGUSU VE TANITMA


    “Tanıtma”, kavramı,1950’lerden başlayarak iletişimin, teknolojisi ve  yöntemleriyle hızla gelişmesi sonucu ortaya çıkan yeni kavramlardan biridir. Bati dillerinde, “tanıtma” kavramının karşılanması için genellikle infarmation,publicity,communications, internal pulic relations ve hatta propaganda deyimleri kullanılmaktadır.
    International Communication :  
    “Tanıtma”,toplumsal bilimler çerçevesinde yer alan her bilim dalıyla doğrudan ilişki içimde olan, bunların yöntem ve tekniklerinden yararlanan ve olumlu bir etki elde etmek için bir yöntem ve teknikler kümesidir.

    Turizmde Tanıtım ve Reklam :
    Tanıtma kavramının bugünkü anlam ve kapsamına sahip olmasında “çağdaş pazarlama yaklaşımı”nın önemli etkisi olmuştur. “Dinamik yaklaşım”da denilen çağdaş pazarlama yaklaşımı, tüketicinin istek ve ihtiyaçlarının ön plana alındığı ve bunlara yanıt verebildiği ölçüde başarılı  olunabileceği kabul eden ve “talep arzı belirler” sloganıyla özetlenebilecek bir yaklaşımdır.

Tanıtma Amaçlı İletişim Süreci
    Bir tanıtım kampanyasının başarılı olabilmesi için , olayın özünü oluşturan “iletişim süreci”nden en etkin şekilde yararlanması gerekmektedir. İletmek istenen mesajın biçim ve içeriği ne olursa olsun tanıtım amaçlı iletişim süreci “kitle iletişim ortamında” gerçekleştirilir. Kitle iletişiminin başlıca özellikleri ise kitleye yönelik olarak toplu biçimde, dolaylı ve en azından geçici bir süre için tek yönlü olarak gerçeklemesidir.

    Haberleşme Araç ve Teorilerine Giriş :
    İletişim süreci beş temel öğeden oluşur. Bunlar : kaynak (gönderici), mesaj, kanal ve araçlar, alıcı ve amaçtır.
    “Tanıtım amaçlı iletişim süreci”de aynı öğelerden oluşmakla birlikte, bu sürecin daha açık ve ayrıntılı olarak incelenebilmesi için “tanıtım” eylemine yönelik olarak yeniden kurgulanması gerekir.

    Kaynak (Gönderici)
    İletileri simgeler aracılığıyla hedefe gönderen kişi, kişiler yada kurumdur. Kaynak, konuşan, yazan, çizen yada yüz ve beden hareketlerinde bulunan bir birey yada gazete, radyo, televizyon bir resmi veya özel kuruluş olabilir. Amacı , hedeflediği alıcı konumundaki kişi yada kitleye ulaşmak ve o anda istediği yönde bir tutum değişikliği yaratmaktır.
    Kaynak ,mesajın bir semboller sistemi içinde kodlayarak çeşitli iletişim kanalları ve bu kanalları içinde yer alan araçlarla iletir.




KAYNAK :http://kutuphanem.bilgievi.gen.tr/kategori.aspx?kat=62

INVEST IN TURKEY


Tourism



Turkey, as a well-known tourism destination, continues to present investment opportunities both in the established and newly developing subsectors of the industry.

Turkey is currently the 6th most popular tourist destination in the world, attracting more than 30 million tourists each year, and the number continues to rise every year. The Turkish tourism industry’s energetic and continuous growth remains unhindered by the negative effects of the recent global economic crisis, while retaining immense untapped potential. The robustly growing industry is enriched by its wide variety of tourist attractions, such as breathtaking coastlines along the Aegean and Mediterranean seas with long sandy beaches and pristine bays. Adding to Turkey’s natural riches, the country is the birthplace of many ancient civilizations that left their mark in history. The Anatolian Peninsula has a vast number of archeological sites inherited from various empires and diverse cultures, some dating back millennia. From Ephesus to the West and Mount Nemrut to the East, it is common to encounter sacred sites, temples and religious grounds belonging to various cultures and beliefs.

Further contributing to Turkey’s strong socio-economic growth, the Ministry of Tourism and non-governmental actors of the tourism industry are working towards increasing tourism receipts by utilizing the full potential of diverse opportunities in this key industry. The Turkish government offers programs and pursues policies that offer reduced utility prices and reduced tax rates, while decisively eliminating any bureaucratic barriers that may hinder sectorial growth. The combined efforts of the government and industry organizations have already enabled the rise of investment in new areas, such as construction of large convention and expo centers which boost convention tourism, particularly in the country’s largest city, Istanbul. With its unique location that bridges Europe and Asia and with over a hundred five-star hotels and state-of-the-art facilities, the historic metropolis is the ideal destination for large-scale international gatherings, fairs and exhibitions.

Elimination of almost all bureaucratic procedures for admittance of foreign patients to receive treatment in Turkish hospitals contributed to the steady growth of the health tourism sector. Furthermore the redesigning of environmental protection policies has fostered development in newly discovered eco-tourism opportunities.

  • Turkey is the 6th most popular tourist destination in the world with an ever-increasing number of visitors. From 2007 to 2012, the number of international tourist arrivals increased 37 percent, reaching more than 31.5 million foreign visitors.
  • The Turkish tourism industry has grown above the global average in recent years and the direct contribution of the industry to the GDP reached USD 30 billion in 2012.
  • The tourism sector targets 60 million tourist arrivals and revenues of USD 80 billion by 2023.
  • Istanbul Atatürk Airport had more than 45 million visitors in 2012, of which 29 million were passengers on international flights.
  • 25 million passengers flew to Antalya Airport in 2012; 20 million of these passengers were passengers on international flights. Antalya Airport has more than 50 different airways flying from/to more than 75 destinations. Antalya Airport is ranked the 21st busiest airport in the world by number of international passengers.
  • In 2012, the number of airline passengers in Turkey exceeded 130 million. Istanbul is the 8th most popular convention destination with 128 congresses and conventions held in 2012. (International Congress and Convention Association - ICCA)
  • In terms of geothermal tourism potential, Turkey is among the top seven countries in the world and ranks 2nd in Europe with its 1,300 thermal springs. Bed availability in thermal vacation resorts has reached 35,000.
  • Turkey has 7,200 km of coastline and offers beautiful beaches; has 355 blue flag-beaches and ranks 4th among 38 countries. There are also 19 blue flag-marinas in Turkey.
  • Turkey is an emerging destination for golf tourism, with 15 operation licensed golf tourism facilities. Most golf courses in Turkey use Bermuda grass, which is perfect for a Mediterranean climate and can be used for more than a decade.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                    Bibliography: http://www.invest.gov.tr/tr-TR/sectors/Pages/WellnessAndTourism.aspx     

Planlama Kavramının Tanımı


      Amaçların ve bu amaçların elde edilmesi için gerekli faaliyetlerin belirlenmesi sürecine planlama denmektedir ( Can v.d., 1991 : 117 ).
Daha geniş olarak planlama, tüketici zevkleri, talep, maliyetler, yeni ürünler, rakipler, pazarlar, hükümet düzenlemeleri gibi konulardaki değişimleri dikkate almaya daha doğrusu tahmin etmeye çalışan bir yönetim fonksiyonudur ( Üner ve Tatar, 1992 : 58 ).
Planlama bir çeşit tahminlemedir. Tahminleme ise, gelecekte olacağı varsayılan birtakım olaylar ya da durumları önceden belirlemektir. Planlamanın yokluğu ya da geleceği göz önüne almayan kısa vadeli planlamalar birtakım ciddi sorunlara ve yetersizliklere yol açarlar. Planlama çok boyutlu bir faaliyettir ve entegre bir çalışmayı gerektirir. Ayrıca planlama sosyal, ekonomik, politik, antropolojik ve teknolojik faktörleri de göz önüne alır. Bu nedenle planlama politik bir faaliyet olarak değerlendirilir. Çünkü planın uygulanması devletin desteğini, profesyonellerin, bürokrasinin, topluluğun ve politikaların değer sistemleri arasında karşılıklı etkileşimi gerektirir. Bunun sonucu olarak “ entegre gelişme için planlama” anlayışı bulunduğumuz yüzyılda önemli bir kavram olarak benimsenmiştir ( İçöz, 1993:89).
Planlama kavramı ile ilgili olarak yapılan tanımlamaların ortak noktasının geleceğin tahminlenmesi olduğu dikkati çekmektedir. Gelecek tahmin edilmeye çalışılırken mevcut durumun da göz önünde bulundurulması gerekliliği vurgulanmıştır.

HUKUKİ, DİNİ VE AHLAKİ KURALLARIN TURİZM PLANLAMASINA ETKİSİ


R.Pars ŞAHBAZ




ÖZET
Bu çalışmada; insan yaşantısını hemen her boyutuyla etkileyen, insanlar arasındaki ilişkileri düzenleyen, zaman zaman yaptırımlar uygulayan Hukuki, Dini ve Ahlaki kuralların Turizm Planlaması üzerindeki etkileri incelenecektir. Söz konusu kurallar, çevresel faktörler içerisinde değerlendirilmektedir. Diğer çevresel faktörler ise politik gelişmeler, sosyo-kültürel koşullar, ekonomik koşullar ve ekolojik şartlardır.
Çalışmada öncelikle, planlama kavramı, planlama konusundaki yeni yaklaşımlar hakkında bilgiler verildikten sonra, bu üç olgunun genel planlamaya ve örnekler yardımıyla sektörel bazda turizm planlamasına olan etkileri açıklanmaya çalışılmıştır.

GİRİŞ

Planlama hem makro hemde mikro düzeyde, mevcut şartların değerlendirilerek, hedeflerin belirlenmesine yönelik bir çalışmadır. Planlama konusunda olumlu ve olumsuz düşünceler mevcut olmakla beraber, avantajları ve dezavantajları arasında bir karşılaştırma yapıldığında, planlama faaliyetinin gerekli olduğunu söylemek mümkündür.
Planlamada dikkat edilmesi gereken hususlardan birisi de, planlama yapıldığı dönemdeki iç ve dış çevre değişkenlerinin zaman içerisinde değişip değişmediklerinin sürekli denetlenmesidir. Hukuki, dini ve ahlaki kurallar önemli dış çevre değişkenlerindendir. Ve bunlar içerisinde özellikle dini ve ahlaki kuralların değişebileceğinden söz etmek pek doğru olmaz. Bununla beraber, hukuksal nitelikteki kuralların kısa süreler içerisinde değişmeleri ( temel nitelikte olanların bir kenara bırakılması şartıyla ) olasıdır. Planlama çalışmalarında, bu durumun göz önünde bulundurulması faydalı sonuçlar verebilir.

1. Planlama Kavramının Tanımı

Amaçların ve bu amaçların elde edilmesi için gerekli faaliyetlerin belirlenmesi sürecine planlama denmektedir ( Can v.d., 1991 : 117 ).
Daha geniş olarak planlama, tüketici zevkleri, talep, maliyetler, yeni ürünler, rakipler, pazarlar, hükümet düzenlemeleri gibi konulardaki değişimleri dikkate almaya daha doğrusu tahmin etmeye çalışan bir yönetim fonksiyonudur ( Üner ve Tatar, 1992 : 58 ).
Planlama bir çeşit tahminlemedir. Tahminleme ise, gelecekte olacağı varsayılan birtakım olaylar ya da durumları önceden belirlemektir. Planlamanın yokluğu ya da geleceği göz önüne almayan kısa vadeli planlamalar birtakım ciddi sorunlara ve yetersizliklere yol açarlar. Planlama çok boyutlu bir faaliyettir ve entegre bir çalışmayı gerektirir. Ayrıca planlama sosyal, ekonomik, politik, antropolojik ve teknolojik faktörleri de göz önüne alır. Bu nedenle planlama politik bir faaliyet olarak değerlendirilir. Çünkü planın uygulanması devletin desteğini, profesyonellerin, bürokrasinin, topluluğun ve politikaların değer sistemleri arasında karşılıklı etkileşimi gerektirir. Bunun sonucu olarak “ entegre gelişme için planlama” anlayışı bulunduğumuz yüzyılda önemli bir kavram olarak benimsenmiştir ( İçöz, 1993:89).
Planlama kavramı ile ilgili olarak yapılan tanımlamaların ortak noktasının geleceğin tahminlenmesi olduğu dikkati çekmektedir. Gelecek tahmin edilmeye çalışılırken mevcut durumun da göz önünde bulundurulması gerekliliği vurgulanmıştır.

2. Planlamaya Farklı Bakışlar

Fiziksel planlama bir kavram ve uygulama olarak yüzyıllardan beri varlığını sürdürmektedir. M. Ö. 3000’li yıllarda Hint şehirlerinin, hava akımlarının rahat dolaşımına imkan verecek biçimde planlandığı görülmüştür. Ortaçağ da ise şehirler genellikle, savunmayı güçlendirme amacı ile yüksek duvarlarla çevrilecek şekilde planlanmıştır. Planlama çalışmalarındaki yapım
( inşaat ) kuralları ( prensipleri ) antik çağlara kadar uzanmaktadır.
Kasaba gibi küçük yerleşim birimlerinin planlanması İngiltere’de 200 yıldır gerçekleştirilmektedir. İngiltere söz konusu olduğu zaman, planlamanın endüstrileşmeden kaynaklanan fiziksel ve sosyal rahatsızlıklar nedeni ile cazip hale geldiğini ve bunun neticesinde uygulamaya konulduğunu söylemek mümkündür ( Gunn, 1994: 18 - 19 ).
Planlama çok boyutlu ve tamamlayıcı bir faaliyet olduğundan sosyal, ekonomik, psikolojik, politik, antropolojik ve teknolojik faktörleri içerisine almaktadır. Bu nedenle, planlama geçmiş, bugün ve gelecekle ilgilidir.
Bu güne kadar olan süre zarfında planlama kavram ve felsefesinde köklü değişiklikler gerçekleşmiştir. Daha küçük toplumlarda bile planlama çok sayıda faaliyeti, katılımcıyı ve bilgi birikimini, karar düzeylerini ve faaliyeti içermektedir. Aşağıdaki tabloda planlama yeni bir bakış açısıyla ele alınmaktadır.

RESORT PLANLAMASI: TURİZM PLANLAMASI İÇİNDEKİ YERİ VE ÖNEMI


ABSTRACT
Today tourism is one of the most important global activities and tourism planning in many countries makes it develop in a controlled and systematic way. Both macro and micro tourism planning studies and research are being carried out in this direction.
Resort planning, considered as a part of destination planning, aims at preservation of environmental resources, efficient use of economical resources and proper evaluation of socio-cultural assets. Such an approach consists of extensive and systematic process for establishing a new resort facility or for developing or renewing an old resort. Resort planning becomes a necessity where the sustainable development of tourism gains an increasing importance. It is by such planning that the problems and losses of unplanned development can be prevented. The waste of social, environmental and financial resources can also be prevented by such an approach.


ÖZET
Turizm, günümüzde küresel hareketlerin en önemlisini teşkil etmektedir. Turizm planlaması ise, turizmin sistemli ve kontrollü gelişimini sağlayan değişik bir planlama tipini ifade etmektedir. Makro açıdan genel turizm planlaması ve mikro açıdan bölgesel ve yerel turizm planlaması araştırma ve çalışmaları birçok ülkede yoğun olarak sürdürülmektedir.
Destinasyon planlaması içinde değerlendirilebilecek olan resort planlaması ise çevresel kaynakların korunması, ekonomik kaynakların etkin kullanımı ve sosyo-kültürel varlıkların uygun olarak değerlendirilmesi sonucunda yeni bir resortun kurulmasını, mevcut bir resortun canlandırılmasını veya geliştirilmesini sağlayan kapsamlı ve sistematik süreçlerden oluşan bir planlama türüdür. Sürdürülebilir turizmin gün geçtikçe daha çok önem kazanması, resort planlaması gerekliliğini de ortaya koymaktadır. Böylece plansız bir gelişimin yaratacağı sorun ve kayıpların önüne geçilmiş, aynı zamanda çevresel, sosyal ve finansal kaynakların israfı da engellenmiş olacaktır.


PLANLAMA VE TURİZM PLANLAMASI
Planlama bir öngörü olarak, gelecekteki bir sürecin önceden tahminlenmesini gerektirir. Bir geleceği biçimlendirmek üzere planlamanın, ya da en azından kısa dönemli bir planlamanın, bulunmaması bazı işleyiş yanlışlıklarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır, (Gunn, 1988;5). Turizmin bir ülkede ya da bölgede gelişmesinin sosyal, ekonomik ve çevresel faydaları ve maliyetleri göz ardı edilemeyecek kadar önemlidir. Turizm, toplumsal refah ve gelişme bakımından çok önemli bir potansiyele sahip olmasına karşın, aynı zamanda kendi kaynaklarını yok edebilecek bir potansiyele de sahiptir, (Var, İçöz, 2002; 62). Bu sebepten turizm planlaması da uluslararası, ulusal, bölgesel ve yerel anlamda gerekli olduğu kadar dikkatle ve özenle ele alınması gereken hassas bir konudur.
Turizm planlamasında, turizmin sağlayacağı ekonomik, sosyal ve siyasal avantajlar kadar, turizm gerçeğini oluşturan insan ve sermaye hareketlerinin, ülkenin ekonomik ve sosyal yaşantısı, kültürel ve doğal çevresi üzerine yapacağı olumsuz etkilerin de gerçekçi bir açıdan değerlendirilmesi zorunluluğu vardır, (Olalı, 1990; 365). Yapılan değerlendirmeler sonucunda sistemli ve düzenli planların oluşturulması ve uygulamaya geçirilmesi, bilinçli turizm sektörü yetkilileri, çalışanlar ve hatta yerel halk önderliğinde ve kontrolünde sağlanmalıdır.
Turizmin sürdürülebilir bir yapıda geliştirilebilmesi için, turizmin gelişmesini yok etmeden çevrenin korunması ve ilgili mekanların planlanması gerekmektedir, (Kahraman, 1995; 141). Turizm planlaması, her şeyden önce, süreklilik göstermeli ve bir döngü olarak ele alınmalıdır. Çünkü planlamanın aşamalarında meydana gelen herhangi bir değişiklik, diğer aşamaları da etkilemektedir. Sürekli planların temel amaçları ziyaretçi tatmini, mal sahiplerine fayda sunmak, çevre koruma ve turizmin toplum yaşamına entegre edilmesidir, (Inskeep, 1988; 363).
Turizm planlaması kavramı, belli bir dönemde turizmde ulaşılmak istenen hedefleri, bu hedeflere ulaşmak için kullanılacak araçları, olanakları, yapılacak işleri ve bu işlerin sonuçlarını gösteren disiplinli bir düzenleme olarak tanımlanabilir, (Olalı, 1990; s.35).
Turizm planlaması, turizm gelişim ve yönetiminde başarıya ulaşmak için her aşamada önemlidir. Uzun vadeli olarak ele alındığında, dünyadaki birçok turizm alanında yaşananlar, planlı bir turizm yaklaşımının belirgin sorunları ortadan kaldırdığını ve turistlerin tatmin olmalarında rol oynadığını göstermiştir. Plansız şekilde turizmin geliştiği bölgeler, zaman içersinde çevresel ve sosyal sorunlarla karşılaşmaktadır. Bu sorunlar hem yerel halk, hem de turistler için sakıncalıdır ve sonuçta pazarlamada zorluklara neden olmaktadır. Bununla beraber, elde edilmesi beklenen ekonomik katkılarının miktarı da azalmaktadır. Kaldı ki, plansız gelişen bölgeler, planlı gelişen turizm bölgeleri ile hiçbir şekilde rekabet edememektedir. Her ne kadar plansız gelişen turizm bölgeleri tekrar planlanabilse de, bu durum için oldukça fazla zaman ve finansal yatırım gerekmektedir, (W.T.O., 1994; 6). Dolayısıyla mikro anlamda, resort tesislerinin de kendi alanlarında planlanmalarının doğru ve de bilimsel bir yaklaşımla yapılması, aynı zamanda bölgesel, hatta ulusal ve uluslararası, turizmin geleceğini de olumlu yönde etkileyeceği söylenebilir.





RESORT VE RESORT YAŞAM EĞRİSİ
Resort, özellikle rekreasyon, dinlenme, sağlık ve deneyim yaşama amaçlı düzenlenmiş çok çeşitli turizm faaliyetleri ve hizmetler sunan, nispeten her türlü tesis ve faaliyeti içinde barındıran konaklama alanlarıdır.
Resortların çok sayıda ve tipte odası olmakla birlikte, çeşitli derecelerde konaklama olanağı sağlar. Bunların bir veya daha fazla önemli hizmeti vardır; kendine yeter niteliktedir; özel restoranları, çok çeşitli spor sahaları, alışveriş merkezleri spa ve eğlence alanları ile kongre olanakları mevcuttur, (Huffadine, 1999; s.3).


Resort yaşam eğrisi, zaman içinde destinasyonların kuramsal gelişimlerini aşamalar itibariyle grafikle açıklayan evrensel bir modeldir, (Agarwal , 2002; 26 ). Resort yaşam eğrisi konaklama tesisi olarak tanımlanan resort işletmeleri için de geçerli sayılabilmektedir.
Resort yaşam eğrisi bir resortun işletilmeye başlamasından kapatılmasına kadar geçen zaman içinde yaşadığı durumu ifade etmektedir, (Lundtorp, Wanhill, 2001; s. 947-950). Yaşam eğrisi aşamaları yönetimin bir parçası olarak bilinçli ve tedbirli kararlar alınarak genişletilebilmekte ve canlandırılabilmektedir, (Priestley, Mundet, 1998;88). Yaşam eğrisi Richard Butler tarafından incelenmiş olup altı aşamada ele alınmıştır. Bunlar keşif, nüfuz, gelişme, olgunluk, durgunluk ve durgunluk sonrası dönemlerdir, (Butler, 1980; 9). Bu aşamalardan “durgunluk” ve “durgunluk sonrası” son aşamalar olup, sonuç olarak ya bu aşamalara geçilecek, ya da yeniden bir yapılanmaya girilerek, olgunluk aşaması uzatılacaktır,(Agarwal ,1997; 65).
Planlama süreci boyunca, resortlar çevresel değişimler ve yeni pazar ve ürünlerin gelişimi ile sıkça yenilenebilmektedir. Ayrıca, uygun ve de iyi bir planlama ile yeni tamamlanmış resortlar er geç düşüş aşamasını yaşamak zorunda kalmadıkları gibi, devam eden planlama süreci boyunca turizm piyasasında kendilerini göstermeyi başarabilmektedir. Proaktif planlama çerçevesinde, gerekli yeniden yatırım ve yenilenme ile ilgili politikalar uygulandığı taktirde, resortun izleyeceği normal seyir değişecektir. Ancak söz konusu yaklaşımlarda gerçekleşecek bir hata veya ihmal, resortun düşüş aşamasına geçmesine sebep olacaktır. Bu durumda resort ancak sürekli yapılacak fiyat indirimleri ile turistleri çekebilecek ve yenileme çalışmaları için gerekli yatırım böylelikle ertelenmiş olacaktır, (Ryan, 2003; s.131). Ayrıca günümüzde artık tüm resortlar yaşam sürecinin keşif ve gelişim aşamalarından geçmemekte ve yoğun pazarlama faaliyetleri ile büyük çaplı bir gelişim sağlayarak kısa sürede popülerlik ve beraberinde de önemli bir müşteri kitlesi kazanabilmektedir.





kaynak:Http://joy.yasar.edu.tr